Kız isteme

Kızımız burada tabi ki ben oluyorum :) sevgili Emre’min ailemle tanışmasının ardından bir ay geçtikten sonra ailelerimizi bir araya getirmenin vakti gelmiştir. Soğuk bir kış günü akşam saatlerinde  görüşmek üzere misafirlerimiz davet edilmiştir.  Kız tarafında büyüğümüz olarak büyükbabam ve babanem de aramızdadır.  Misafirlerimiz ellerinde çiçekler ve şekerler ile gelirler. Emrecim kapıdan girerken sanırım ki heyecandan çiçeği kime vereceğini şaşırıp anneme uzatmıştı, tabi ben hemen atlayarak çiçeği alırım, çiçekler  tomurcuk kırmızı güllerden oluşan çok hoş bir aranjmandı. Hatta resimler kısmına ekledim, oradan görebilirsiniz, gerçekten isteme merasimine en yakışan çiçekti. Kırmızı güllerde Emre’nin bana karşı hissettiği sevgiyi ve benim o akşamki heyecanımı görmüştüm. Ama tabi bunu sadece ben görebiliyorum :) Çiçeklere ne mi oldu, tabi ki kuruttum, saklıyorum…

O akşam hatırlar sorulduktan sonra büyükbabamın hoş muhabbeti ile gecemiz biraz daha şenlendi, söz asıl konuya geldi ve kayınpederimiz söze girdi: “Bu akşam buraya gelmemizin sebebi oğlumuzun kızınız Berrin’e talip olması. Allah’ın emri, Peygamberin kavli ile…” bu kısımda ben odadan çıkarak, kahveleri hazırlamak için mutafağa giderim. Anladığım kadarıyla ben odada yokken bizimkiler erkek tarafına “Evet” demedikleri için kayınpederimiz sorusunu üç kez tekrarlamak zorunda kalır. Hatta kahve ve tatlı ikramı yapılırken tatlı istemediğini belirtmişti, çünkü henüz bizimkilerden olumlu cevabı alamamıştır. Tatlı istememesinin sebebini biz sonradan öğrendik, onlarda olumlu cevap duyulana kadar tatlı yenmez imiş.  Büyükbabam ve babamın planladığı bir durum muydu yoksa o an mı gelişti bilemiyorum ancak sanırım onları kız tarafı olarak biraz zorladık. Sonunda büyükbabam olumlu cevabı verir ve kayınpederimiz tatlısını ister, tabi erkek tarafı rahatlamıştır. Ne kadar kız ve erkek anlaşmış olsa da ailemizin bizim üzerimizde söz hakkı vardır, ama bir sürpriz cevap almadığımız için biz de rahatlarız. Tatlılar yenir ve ziyareti sonlandırmak için izin istenir. He bu arada bir şeyi atladım, klasik damadın kahvesine tuz atılır, ama ben ablamdan aldığım akılla karabiber attım, karabiberi de kaşık ile değil kavanozdan boşalttım, sanırım biraz fazla olmuş. Emrem, ne karşısında annesinin kaş göz işaretlerine ne de benim “Hepsini içmek zorunda değilsin.” demelerime aldırmaksızın kahvenin hepsini içerek , sonunda “Eline sağlık!” demeyi ihmal etmedi. Bu da beni itiraf etmem gerekir ki gururlandırdı, bir bakıma sevgisini bir kez daha göstermiş oldu. Kahveyi içmese sevmemiş mi olacaktı, tabi ki hayır sadece bir süre benim sitemlerime maruz kalırdı :) Eee ne kadar alışveriş yapmayı sevmesem de sonuçta bir kızım…

Trackback URL

No Comments on "Kız isteme"

Hi Stranger, leave a comment:

ALLOWED XHTML TAGS:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Subscribe to Comments